Kanatlılarda Crd Hastalığı ve Belirtileri?

Kanatlılarda Crd Hastalığı ve Belirtileri?
Kümes Hayvanları

Tavuklarda Crd Hastalığı ve Belirtileri !

Kanatlı hayvan kümeslerinde özelikle tavuklarda yaygın ve bulaşıcı solunum sistemi hastalıklarından bir tanesi de şüphesiz ki CRD olarak bilinen (Kronik Solunum Yolu Hastalığı ) dır . Hastalığın temel etkeni olarak bilinen soluk borusundan  akciğerlere ve hava keselerine yerleşen mikro organizmalardır . MG (Mycoplasma Gallisepticum) olarak ta bilinen bu enfeksiyon sıklıkla solunum yollarında belirginlik gösterir özellikle burun akıntısı, gözlerde sulanma gibi belirti lezyonlarla seyreder , kümeslerinizdeki kanatlılarınızda görülmeye başladığında ciddi ağırlık kaybı ve yumurta verimindeki hayvanlarda ise yumurta sayısındaki azalma başlar . Kümesinizde CRD hastalığı belirtileri görünen kanatlı hayvanınızı zaman kaybetmeden kümesinizden alarak karantina yerine alınmalı yoksa kısa zamanda bütün hayvanlara yayılmaktadır. Yumurta kaybı ile başlayıp tedavi metodu doğru uygulanmadığından ölümle sonuçlanan bir süreçte en büyük zararı öncelikle kanatlılarınız sonrasında yetiştiricilere yüksek ekonomik zararları olan bir hastalıktır . MG (Mycoplasma Gallisepticum)  üretimde kullandığımız tavuk ve hindilerde hastalık oluşturmanın yanında kaz, ördek ,bıldırcın, keklik, tavuz kuşu sülün gibi kanatlılarda da  hastalığa neden olmaktadır .

CRD Nasıl Bulaşır ?

Hastalığın etken nedeni başka kümeslerden alınan kanatlı hayvanların (tavuk, civciv, horoz, hindi, ördek, kaz) gibi kanatlı hayvanların satın alındıktan sonra kümeslerinize bırakmadan önce ayrı bir yerde bakılarak gözlem yapılmalı çünkü hasta sürüden gelmiş kanatlı hayvan tüm sürüye hastalık bulaştıracaktır, bir başka kümesten gelebilecek toz, gübre,tozlu veya gübreli ekipman, suluk, yemlik , hasta hayvanın salya ve damlacık sekresyonları ile de bulaşabilmektedir .

Hastalığın Belirtileri Nelerdir ? 

Kümeslerinizdeki kanatlılara bulaştıktan sonra ilk 10-20 gün arası belirti vermeyen Crd hastalığı ardından oluşan belirtiler ;

  • Hava keseleri kalınlaşmıştır.
  • Gözlerde kızarıklık ve ıslaklık .
  • Solunum güçlüğü , hırıltılı solunum, aksırık, öksürük .
  • Burun akıntısı .
  • Gözlerde kızarıklık ve ıslaklık .
  • Gözkapaklarında ödem görülebilir .
  • İştah azalması vardır .
  • Kilo kaybı (genç hayvanlarda daha fazla )
  • Yumurta veriminde % 20 – 30’ a varan düşme görülebilmektedir .
  • Hareketsizlik ve depresif görüntü oluşabilir.
  • Civcivler yumurta içinde ölür veya çıkmakta zorlanır.
  • Ölü hayvanların otopsisinde hava keselerinin ödemli ve kızarık olduğu ,köpüksü, peynirimsi bir eksudat fark edilir.
  • Kalp ve karaciğerin etrafı yangılıdır. (Perikardit ve Perihepatit)
  • Karın içerisindeki boşlukta köpüklü içerik gözlenir .
  • Soğuk hava akımı ,
  • kötü havalandırma ,
  • kümes içinde aşırı bir amonyak kokusu ve toz birikimi,
  • kümesin kalabalık oluşu ,
  • gaga kesimi gibi olumsuz koşullar kümeslerde CRD hastalığı çıkması için ortam hazırlar .
  • CRD nin yanında E. Coli ve İnfeksiyöz Bronşitis enfeksiyonlarınında geliştiği durumlarda hastalık tablosu çok daha şiddetli seyreder .
  • Ölümlerin sayısı artar , yumurta verim kayıpları ve kilo kaybı daha şiddetli görülür .

Nasıl teşhis edilir ?

Teşhisin CRD olarak konulabilmesi için klinik belirtilere ve ölen hayvanların otopsilerine bakılıp, ardından hasta hayvanlardan kan, ve organ sürüntüleri, soluk borusu ve kloakadan swab alınarak labrotuvara yollanması gerekmektedir. Tanıda serolojik muayeneler, kültür muayeneleri ve PCR yöntemi kullanılmaktadır .

Tedavi için neler yapılabilir ?

Antibiyotik tedavisi ile hastalığın tavuklardaki belirtilerini azaltmak, yumurta veriminden düşmesini yavaşlatmak, kilo kaybını en aza indirgemek ve ölümlerin olabildiğince az olmasını sağlamak amaçlanır. Hastalığı sürüden tamamen yok edecek bilinen bir tedavi yoktur .

Kümesleri CRD den korumada neler yapabiliriz ?

  • İşletmeye alınacak civcivler mutlaka sertifikalı damızlık işletmelerden seçilmelidir.
  • Yarka alımı durumunda yarkalar işletmeye getirilmeden önce mutlaka Salmonella, Mikoplazma, Newcastle ve Avian Influenza yönünden test edilmelidir.
  • Kümes çalışanları diğer kanatlıların ve yem depolarının bulunduğu alanlara gittiğinde mikropları taşıma riski olduğundan işlerine geri dönmeden önce üzerlerindeki kıyafetleri mutlaka değiştirmeli ve temiz kıyafetler giymelidir.
  • Hastalıkların bulaşmasını önlemek için değişik yaş grupları ve türden olan ya da değişik kaynaklardan gelen kanatlılar bir arada tutulmamalıdır.
  • Kümes içerisinde ve kümes dışında ayrı ayakkabı ya da çizmeler giyilmelidir
  • Tüm ekipmanlar düzenli olarak temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir. Temizlik ve dezenfeksiyon işlemi uygulanmamış alet ve ekipmanlar kümesler arasında kullanılmamalıdır
  • Farklı kümeslerden alınan kanatlılara karantinada bekletilmeli süreç takip edilip emin olduktan sonra sürüye katılmalı,
  • Kümese yabancı kişiler yaklaştırılmamalı ve çalışan dışındaki kişiler içeri sokulmamalıdır .
  • Kümes içinde ve kümes dışında giyilen terlik ,çizme, ayakkabılar ayrı olmalıdır . Kümes girişinde değiştirilmelidir.
  • Kümese giren çıkan bakıcı kişiler belirli olmalı ve sadece o kümese girmelidirler .
  • Modern işletmelerde uygulanan biyogüvenlik kuralları uygulanmalıdır .
  • Hastalık etkeni dezenfektanlara duyarlıdır .
  • Yetiştirme dönemleri arası boşlukta kümesteki gübre uzaklaştırılmalı, ardından kümes zemini duvarları yemlik  ve sulukları çok iyi yıkanmalıdır. Yıkama işlemi sonrasındada dezenfektan ilaçlar uygulanmalıdır . ( Quanter amonyum bileşikleri , Formaldehit bileşikleri, Organik asitler)
  • Farklı yaş grubu tavuklar bir arada bulunduğu ve üretimin sürekli olduğu tesislerde üretim kayıplarının azaltılması ve etkenin yayılmasının önüne geçmek için MG ye spesifik bir aşı kullanımının maliyeti kabul edilmeli ve sağlıklı hayvanlarda uygulamaya geçilmelidir .
  • En iyi koruma için yumurta tavukları 6 haftalıktan itibaren sprey olarak uygulanan  MG 6 / 85 aşısı  ile aşılanmalıdır . İkinci doz  aşılama ise 16 – 18 . haftalar arası bir yaşta olmalıdır .
  • Hastalık birbirinden ayrı kümeslerde ortaya çıkmışsa hasta sürüyü kesip gözden çıkarmak diğer sürüye bulaşmasını engellemek için en iyi koruma yöntemi olarak görülmektedir .
  • Ölü hayvanlar biyogüvenlik kuralları çerçevesinde, çevre kurallarına uygun olarak imha edilmelidir.

 

Kanatlılarda Aşılamanın Önemi ;

Tavukçuluktabir çok hastalıktan korunmanın diğer bir yolu da aşılamadır. Aşılama programı ve uygulama şekilleri çevre ve kümes şartlarına göre değişmektedir. Bu yüzden bölgedeki veteriner hekime danışılmalı ve bu programa titizlikle uyulmalıdır.

Aşılarla hastalıkların kontrolündeki başarı, bazı temel faktörlere bağlıdır. Bunlar;

  • Aşılar güvenilir firmalardan alınmalı, imal tarihi ve son kullanma tarihi belli olmalıdır.
  • Aşılar, sıcaktan ve güneş ışınlarından korunmalı, buzdolabında saklanmalıdır.
  • Aşılar, mutlaka sağlıklı sürülere ve uygun yaşlarda tatbik edilmelidir.
  • Aşı uygulamaları ve kontrol test sonuçları mutlaka kaydedilmelidir.
  • Aşıyı uygulayan kişiler bu konuda bilgili ve deneyimli olmalıdır.
  • Aşılamalar günün serin saatlerinde yapılmalıdır.
  • Hayvanların hepsinin önerilen dozda aşı almalarına dikkat edilmelidir.
  • Aşılar, içme suyuna katılarak uygulanıyorsa; içme suyunun klor ve dezenfektan maddeler içermemesi gereklidir.
  • Pek çok aşı zayıflatılmış hastalık etkenlerinden oluştuğu için; aşılama işlemi bittikten sonra aşı şişeleri imha edilmelidir.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Selam! WhatsApp'ta sohbet etmek için aşağıdaki temsilcilerimizden birine tıklayın

Genellikle birkaç dakika içinde cevap verilmektedir

Ürün Kategorileri

Kullanıcı Sepeti

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Kullanıcı Favoriler